Beton yol

 

Beton yol Nedir

 zellikle yoğun trafiğe maruz şehirlerin çevrelerinde artış gösterdi. Los Angeles gibi bazı büyük şehirlerin çevre yollarında beton kaplama oranı %90’a yaklaşmaktadır. Gerçekte A.B.D.’de ilk beton yol 1891 yılında Ohio’nun Bellefontaine şehrinde yapıldı [1]. Avustralya’da Sydney şehrinin ağır trafik taşıyan caddeleri için beton kaplama yapılması ise 1880 yılına rastlar. Bu yolun en az 50 yıl hizmet vermiş olduğu anlaşılmaktadır [2]. Avrupa’da beton yol uygulamaları geçtiğimiz yüzyıl başlarından itibaren, Belçika’da 1920’ lerden, Almanya’da yukarıda değinildiği gibi 1930’lardan sonra yaygınlaşmaya başladı. Belçika’da bugün köy yollarının bile %60’ı betondandır [3]. Fransa’da ise eski yolların yenilenmesinde ve yeni yollarda beton kaplamaya geçiş vardır. Avusturya köklü bir beton yol yapımı geleneğine sahiptir. Almanya’da yol ihalelerinde genellikle beton kaplama, asfalt kaplama’ya bir alternatif olarak ihale dosyalarında yer almaktadır [4]. Genelde Avrupa ülkelerinde, özellikle ağır trafiğe maruz yollarda zincir veya çivili lastik kullanımı gerektiren bölgelerde beton kaplama tercih edilmektedir. Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yolların bir bölümü beton kaplamadır. Özellikle kırsal kesimlerdeki beton yolların yapımında yöre sakinleri de çalışıp beton işcisi olarak deneyim kazanmaktadır [5]. Asya’da Japonya ve Çin’ de beton yollar yapılmaktadır. Halen Hindistan’da 1300 km uzunluğunda beton karayolu bulunmakta olup bir çok kesimde yenilenecek yollar beton kaplama olarak planlanmıştır [6]. Son yıllarda Azerbaycan’ da ihale edilecek asfalt yol projelerinin büyük bölümü beton yola çevrilmiştir. Bugün Türkiye’de yaklaşık 2.000 kil

 

 

 

 

 Beton yol Amaçları

Betonun sınıflandırılmasında en çok "basınç dayanımı" kavramı kullanılmaktadır. Küp veya silindir şeklinde ve belirli ölçülerdeki kalıplara yerleştirilen betonun standart bekleme koşullarında 28 gün bekletildikten sonra bir basınç presi ile kırılması neticesinde birim alanın taşıdığı yük olarak belirlenmektedir. Beton basınç dayanımı, aslında 28 günden sonra da giderek azalan bir hızda yükselmeye yıllar boyunca devam etmektedir. Malzeme kalitesindeki değişkenlikler, betonun kıvamı, su / bağlayıcı oranı, betonun bekletildiği orta

 

 

 Beton yol Güvenlik

Cumhuriyet’in kurulmasından Atatürk’ün ölümüne değin geçen, “anayurdun demir ağlarla örüldüğü” 15 yıl bir tarafa bırakılacak olursa, Türkiye’nin ulaşım ve taşımacılıktaki tercihinin hep karayolları olduğu görülmektedir.

1950 yılında farklı bir kalkınma modelinin benimsenmesiyle, İstanbul’u ve batıdaki kentleri hedef alan hızlı bir iç göç başlamış, bunun sonucunda, hala devam eden plansız ve denetimsiz bir kentleşme (yapılaşma) sürecine girilmiştir. Buna paralel olarak artan ulaşım ve taşımacılık ihtiyacının karşılanmasına yönelik planlamalarda ise karayolu tercihi belirginleşmiştir. (Karayolları Genel Müdürlüğü’nün kuruluşu: 1950)

Image

Türkiye’de bugün yük taşımacılığında demiryolu ve denizyolunun payı dünyadaki pek çok ülkeye göre düşüktür. Türkiye’de bugün karayollarının yük taşımacılığındaki payı % 92, yolcu taşımacılığındaki payı ise % 95’tir. (KGM İstatistikleri)

Kısacası, karayolları Türkiye’nin ulaşım ve taşımacılığı, bir bakıma ekonomisi açısından yaşamsal öneme sahiptir. Ülkemiz açısından böylesine önem taşıyan karayollarımızın yapımında 50 yıldır kullanılan tek malzeme ise asfalttır.

Asfalttır ama, bugün otoyollarla birlikte 63.000 km uzunluğundaki karayollarımızın ancak 8.300 kilometrelik bölümü “asfalt betonu” yani sıcak karışım ve sıkıştırmayla yapılan asfalt yol, 50.000 kilometrelik bölümü ise “sathi asfalt kaplama”dır. Türkiye’deki ağır taşıt trafiğinin Avrupa ortalamalarının epey üzerinde olduğu gerçeği de buna eklenince, ortaya çıkan manzara, sonu bir türlü gelmeyen bakım-onarım çalışmaları olmaktadır. Üstelik bu durum, gelir ve performans beklentilerini karşılamaktan çok uzak kalan otoyollarımız için de farklı değil. Bayındırlık ve İskan Bakanı’nın açıklamasına göre*, Karayolları Genel Müdürlüğü 52 trilyon liralık borcunu ödemediği için Tüpraş’tan asfalt alamamaktadır. Bakanın açıklamasına göre, Tüpraş’tan alınan asfaltın çok büyük bir bölümü ancak bakım-onarım çalışmalarında kullanılmakta, otoyol ve köprülerin bakımı için ise yılda 1.3 katrilyon harcama yapılmaktadır. (Elde edilen gelir ise sadece 250 trilyon) Her bir kilometrelik otoyol (köprüler dahil) için yıllık 500 bin dolar bakım parası harcanmaktadır.

En yetkili ağızdan aktarılan bu bilgiler, karayollarımızdaki bakım-onarım çalışmalarının, son yıllarda büyük bir daralma yaşayan ve kaynak sıkıntısı çeken ekonomimiz açısından hiç de azımsanmayacak bir yük olduğunu ortaya koymaktadır. Sık bakım-onarım çalışmalarıyla aksayan ulaşımın yolaçtığı akaryakıt sarfiyatıyla, iş ve enerji kaybının getirdiği külfet de cabası.

Peki, Türkiye’nin karayollarındaki tercihi bugüne kadar neden hep asfalttan yana oldu? Bunun başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir: 1950’den sonra giderek yaygınlaşan asfalt kaplama yapımında belirli bir teknoloji ve deneyim 

 

Beton yol Nasıl Yapılır

TOP